background

Empat 101 - Rüyadili

 

Empat Nedir?

 Fırtınalar Kitabı

Rüyadili Dersleri
Jadoa Tai Alexander
Empat101
Rüyadili
Aşama Bir
Aşama İki
Aşama Üç
Aşama Dört
Aşama Beş
Aşama Altı

Aşama Yedi ile Dokuz arası henüz çevrilmemiştir

Empat 101

Rüyadili - Empatik Dil

   Empat Nedir?

Direk konuya girecek olursak: Empat yirmi birinci yüzyılda ortaya çıkmaya başlayan bir tür kimliktir. Bu terim edebiyatta ve filmlerde kullanılmıştır ama gerçek şu ki gitgide daha çok insan kendilerini Empat kavramıyla bağdaştırıyorlar.

Empat, merkezi sinir sisteminde bazı eşsiz değişikliklerle doğmuş kişidir. Bu değişiklikler beynin nasıl ayarlanmış olduğu ve sinir sisteminin vücutta nasıl çalıştığıyla ilgilidir. Bu henüz bilim tarafından çalışılmış ve ölçülmüş değil. Daha ziyade bu özelliklere dair kendi kendilerinin farkına varan insanlar tarafından öne sürülüyor. Bu kişiler bu tecrübeyi yaratıcı ve sezgisel  yöntemlerle keşfediyorlar.

Genel anlamda algıda yüksek duyarlılık sahibi olmak bu tür bir insan olmanın göstergesidir. Bir Empat’ın tüm algı organları düşük eşiklidir ve bu yüzden ışığa, kokuya, sese ( ve diğer daha silik hislere) alışılmışın dışında duyarlıdırlar. Duyarlılığın altını çizmek tüm Empat’lar arasındaki birleştirici unsurdur, ancak bu duyarlılıkla nasıl “başa çıkıldığı” ya da “yönlendirildiği” kişiden kişiye değişir.

Bir Empat’ın ayrıca çok hassas ve duygusal bir doğası vardır, bu genellikle kendi başına halletmesi zor bir durumdur. “Yüksek derecede duyarlı insanlar” hakkında kitaplar yazılmıştır ve bu materyal bu konuyla alakalıdır. Ancak, çok duyarlı olmak Empat denkleminin sadece bir kısmıdır.

Aşırı hassas bir sinir sistemi ve bu profildeki insanın buna binaen duygusal doğası arasındaki etkileşim sonucu, Empatlar oldukça sezgiseldir. Sezgi kelimesinin iletişimde kullanılırken daha iyi anlaşılması gereklidir, ama bu konuyu başka bir makaleye saklayacağım.

Sezginin daha iyi anlaşılması, aslında birini Empat yapan şeyi daha iyi anlamayı sağlar. Şimdilik tüm söylemek istediğim Empatların yüksek derecede sezgisel oldukları. Yani eylemleri hislerine ve duygularına göre yapmaya meyilli olmaları, içten gelen algılara tepki vermeleri ve “içgüdü”, ”önsezi”  vs. izlemeleri demektir. Buna ciddi kararlar vermekte, tepki verirken ve hayatlarındaki etkiler üzerine davranmakta ağırlıklı olarak sezgisel ipuçlarını takip etmek dahildir. Bu süreç  Empat’ın gelişimine göre daha iyi ya da daha kötü sonuçlara yol açabilir.

Empatlar kendi sezgisel doğaları tarafından yönlendirilirler. Bu iyi de olabilir kötü de. “Empat” teriminin ima ettiği herhangi bir erdem yoktur. Empatları internet üzerinden on yıl, genel olaraksa otuz yıldır çalışan biri olarak, adım atanların çoğunluğunun bir tür psikolojik rahatsızlık ya da bozukluk çektiğini gözlemledim. Bu Empatların çoğunun zihinsel “hasta” oldukları anlamına gelmez. Kast edilen, benim araştırmamda karşılaştığım Empatların çoğunun kendi eşsizlikleriyle bir tür “mücadele” içinde olduğunu söyledikleri. Benim eğitimim zihinsel sağlık danışmanlığı konusunda olduğu için bunu etkileyici buldum ve bu alanı araştırmamın özel bir kısmı haline getirdim. Benim modelim zihinsel hastalığın tıbbi modeli yerine geçmiyor. Modelimin önerdiği, (deyim yerindeyse) “fazladan bağlantılar”ın ve “farklı eşikler”in tıbbi tedavinin ötesinde müdahaleler gerektirebileceği. Bilimin tüm tıbbı ve psikolojik alanlarında belirlediğimiz standartlara bağlı kalmaya ciddi şekilde inanıyorum. Yine de bu inanç “ortak bulgusal (panheuristic)” diye adlandırdığım süreçle araştırmak ve keşfetmek arzumu bastırmıyor. Bana “ortak bulgusal” süreç hakkında sorularınızı Yahoo Empaths grubunda sorun.

Empatlar, çoğunluğu bilinçsiz olan derin sezgisel bağlantılar tarafından sürülürler. Bu tıpkı yerdeki kocaman bir petrol rezervinin üzerinde oturuyor olmak ve bu dev miktarda enerji için bir kanal (petrol kuyusu) olmaya benzer. Bir Empat’ın hissettiklerinin ya da “bildikleri”nin çoğu anında doğrulanamaz şeylerdir ve bu kişi için korkunç bir psişik anlaşmazlık yaratır.  Gereğinden fazla gerçek ve hayali uyaran sıklıkla altında ezen bir yüktür. Bunların ikisini çözmek ise daha bile büyük bir yük. Bu yüzden ben yapılandırılmış bir eğitimin büyük bir savunucusuyum.

Kafanızda uçuşan dünya kadar bilgi olduğunu ama bunlara erişmenin ya da ifade etmenin hiçbir doğrudan yolu olmadığını hayal edin. Anlamanın veya netçe tanımlı bir şekilde kullanmanın hiçbir yolu olmadığını… Bir çoğu hemen kanıtlanamıyor ama zaman içinde kanıtlanıyor… (Burada bir noktaya varmak adına epey bir noktayı atlayarak geçiyorum).

Başka insanların duygularını almanın stresi, sürekli olarak bilgi sezinlemek, bir “insan süngeri” olmak, anlaşılmayan derin içsel güçler tarafından sürükleniyor olmak, bunların hepsi ortalama bir Empat’ın içinde bu tür bir “işkence odası” yaratır. Tabi bunun söylediğim kadar melodramatik olması gerekmiyor, ama lütfen anlayın – genelde kişi için bu böyledir.

Fırtınalar Kitabı’nda bu hale “ bağlanmamış” Empat diyorum. Kim olduğunuzu bulmadan önce ne olduğunuzu bulmalısınız ve sonra bu ikisini uzlaştırmak gerek. Adının FIRTINALAR Kitabı olasının bir sebebi var! İç fırtınalarınız hakkında öğrenmek, “fırtınalar”ın doğasını öğrenmek, ve “ kendi iç hava durumunuzla başa çıkmak” hep bu eğitimin parçaları. Empatlar doğanın bir çok formuyla kendilerini bağdaştırır ve sıklıkla fırtınalarla bir benzerlik hissederler. Açıkça ki bu benim için güçlü bir kişisel sembol. Her zaman fırtınalarla “bağlantılı” hissetmişimdir. Bir benzetme olarak, fırtınalar sonu gelmez bir yaratıcı içgörü tedarikçisidir.

Birçok Empat gelen uyaranların ve sezgisel bilgilerin aşırı yükleme yapması yüzünden anksiyete çekiyor.  Bazıları içerde dönen tüm “fırtınalar” altında ezilip depresyona giriyorlar. Bir Empat’ın kendisine “bipolar/manik-depresif” tanısı konduğunu söylediğine az rastlamadım. Şimdi, bu size bipolar tanısı konduysa otomatik olarak Empat olduğunuz anlamına gelmez – sadece, olguları tamamen araştırmadan tıbbi etiketler yapıştırmada çabuk davranılma ihtimali olduğu anlamına gelir.

Burada canlanan ilginç sorular: Empatlar zihinsel hastalıklara daha çok mu elverişliler? YA DA Zihinsel hastalıklar/rahatsızlıklar bağlanmamış bir Empat olmanın sonucu mu? Bu araştırma hala devam etmekte. İyi uyum sağlamış pek çok Empat’la tanıştım – yine de hala bir tür rahatlama/huzur arayışındaydılar, ya hafif ilaçlar ya da rehberlik, içsel fırtınalarını  yatıştıracak bir şey.

Profesyonel Psikoloji ve Psikiyatri alanları hala bu etkenleri kabul etmiyor ve sorunları “öbeklenmiş” halde, değiştirilmeksizin bırakıyorlar. Esasen bu işi doktora tezim için planlamıştım ama bunu şu anki hayatımda kovalamayacağım. Onun yerine çalışmamı kullanıcı dostu bir hale getirerek Empatlar arasında bir kişisel farkındalık oluşturmasını, böylece gezegen için olumlu bir değişim dalgası yaratmasını umuyorum. İnsan ırkının “toplu bilinci” ne zaman iyiye doğru değişse ve büyüse, yeni boyutlarda iyilik gerçekleşebilir. Evet, ben bir idealistim. Genellikle öyleyizdir.

Şimdi, daha popüler bir açıklama! Bir Empat bir tür “psişik/medyum”dur, ama “geleceği” görmek ya da uzaktaki objelere bakmak yerine Empat insanları okumak konusunda uzmanlaşır. Bundan bahsetmemin tek sebebi şu anda bu iki kelime arasında kocaman bir çakışma/karmaşa olması. Yeni çağ akımının “herkes için bedava” zihniyeti, biz onu internette ileri sürdükten sonra Empat terimini de ele geçirdi ve böylece her yerde, herkes bu kavram hakkında bildiği her şeyi konuya karıştırdı. Benim önerim Empat kelimesini psişik/medyumun hibrid bir türü olarak kullanmak. Yani daha ziyade duyu dışı algı potansiyelimizin gerçekçi/temellendirilmiş bir versiyonu olarak. Bir Empat görünmeyene olduğu kadar görünenlere de duyarlıdır. Bir Empat insanların vücut dilini, ses tonunu, beden hareketlerini, konuşurken seçtikleri ve kaçındıkları kelimeleri, yürüttükleri mantığı okur; ve bir insanın içinde olan, sadece bir Empat’ın okuyabileceği gizli şeyleri. Tam gelişmiş bir Empat 360 derecelik diye düşünülebilecek bir kapsamda okur. Tüm bu 360 derecelik kapsamı ince detaylarına kadar haritalandırdığım bir eğitim modelim var. Bunun adına Bilincin PHI Modeli ya da PHI diyorum. PHI burada “panheuristic intellegence”( ortak bulgusal akıl/istihbarat) anlamına geliyor, ki bu benim özünde savunmakta olduğum şeyin kendisi. Benim araştırmam Dr. Timothy Leary’nin çalışması ve onun çalışması üzerinde durmuş bir çok parlak ruhtan esinleniyor. Esinlendiğim bir başka şey de  Buda’nın derin öğretisi ve Darma’nın olduğuna inandığım şeyin tam merkezi ve kalbi.

Empatlar aşırı güçlü insanlardır. Bir sonraki yazımda bununla tam olarak ne kast ettiğimi size açıklayacağım ve ilk aşamayı tanıtacağım. İlk aşama oldukça temel. Evet, biliyorum – çok gelişmiş ve bunların çok ötesinde olabilirsiniz, ama eğitime Empat 101: “Rüyadili”nin ilk aşamasından başlayın, temellerden. Böylece gelişmiş kısma geldiğinizde ileride olacak ve gelişiminiz hakkında çok iyi hissediyor olacaksınız!

Rüyadili empatik iletişime dair bir derstir ve ondan sonra gelecek diğer tüm dersler için önkoşuldur Bu dersten faydalanmak için girişten başlayın ve tüm dersleri ayrı ayrı ve sırayla çalışın. Kendi hızınızda çalışabilirsiniz. Bazı insanlar sizden ileride olacaklardır, bazıları geride, bazılarıysa tam sizin peşinizden başlıyor olacak.

 

Kendi hızınızda çalışın. İhtiyaç duydukça sorular sorun ve Yahoo grubunun içindeki materyallerle tecrübelerinizi paylaşın. Başkalarının sizden önde olmasıyla ya da çok geride olduğunuz hissiyle meşgul olmayın. Yalnızca kendi zaman çerçeveniz içinde çalışın ve gayet iyi olacaksınız. Bu süreç yıllar boyu birçok insan tarafından test edildi.  

Rüyadili: Empat Olmanın Dokuz Aşaması

Yararlı bulduysan lütfen başka Empatlara da ulaşmasını sağla.

 

2018  Keşifkeş  globbers joomla templates